Sunday, October 13, 2024

Yapay Zekaya ChatGPT nedir diye sordum

ChatGPT, kullanıcıların girdilerine insan benzeri yanıtlar üretmek için GPT (Üretici Önceden Eğitilmiş Dönüştürücü) adlı büyük bir dil modelini kullanan bir sohbet tabanlı yapay zekâ (YZ) sistemidir. Yapay zekâyı güvenli ve faydalı bir şekilde geliştirmeye odaklanan bir araştırma kuruluşu olan OpenAI tarafından oluşturulmuştur.

ChatGPT, kullanıcılardan gelen metin tabanlı girdileri işleyerek ve büyük miktarda metin verisinden öğrenilen kalıplara göre bir yanıt oluşturarak çalışır. Model, Vikipedi makaleleri ve çevrimiçi sohbetler gibi devasa bir metin veri kümesi üzerinde önceden eğitilmiştir, bu da çeşitli konular ve bağlamlarda yanıtları anlayabilmesini ve üretebilmesini sağlar.

ChatGPT'nin müşteri hizmetleri, kişisel asistanlar, dil çevirisi, içerik oluşturma ve eğitim araçları gibi çeşitli potansiyel uygulamaları vardır. Doğal dili anlayabilme ve insan benzeri yanıtlar üretebilme yeteneğiyle ChatGPT, makinelerle ve birbirimizle etkileşim kurma şeklimizi devrimleştirebilir.

Ancak, ChatGPT'nin, herhangi bir YZ sistemi gibi, sınırlamaları ve potansiyel önyargıları olduğunu belirtmek önemlidir. ChatGPT gibi YZ sistemlerini sorumlu bir şekilde kullanmak ve tüm kullanıcılar için güvenli ve faydalı olacak şekilde kullanıldığından emin olmak önemlidir.

İşte ChatGPT'nin olası kullanımlarından ve önemine dair bazı örnekler:

Müşteri Hizmetleri: ChatGPT, müşterilerin sık sorulan sorulara ve diğer sorulara yanıt almak için modelle etkileşime girebilmeleri için işletmeler için müşteri hizmetleri temsilcisi olarak kullanılabilir.

Kişisel Asistan: ChatGPT, kullanıcılara sorularına ve görevlerine kişiselleştirilmiş yanıtlar sağlayarak sanal bir kişisel asistan olarak kullanılabilir.

Dil Çevirisi: ChatGPT, farklı diller arasında metin çevirmek için kullanılabilir, bu da insanların farklı diller konuşan kişilerle iletişim kurmasını kolaylaştırır.

İçerik Oluşturma: ChatGPT, makaleler yazma, ürün açıklamaları oluşturma veya sosyal medya gönderileri oluşturma gibi çeşitli amaçlar için içerik oluşturmak için kullanılabilir.

Eğitim: ChatGPT, öğrencilerin sorularını yanıtlamak, açıklamalar ve örnekler sağlamak ve kişiselleştirilmiş geri bildirim sunmak için bir eğitim aracı olarak kullanılabilir.

Araştırma: ChatGPT, araştırmacılara veri analizi ve yorumlama için güçlü bir araç sağlayarak büyük miktarda veriyi analiz etmek ve içgörüler üretmek için kullanılabilir.

Genel olarak, ChatGPT'nin önemi, müşteri hizmetlerinden eğitime ve araştırmaya kadar çok çeşitli uygulamalarda iletişimi kolaylaştırma ve görevleri otomatikleştirme yeteneğinde yatmaktadır. Doğal dili anlayabilme ve insan benzeri yanıtlar üretebilme yeteneğiyle ChatGPT, makinelerle ve birbirimizle etkileşim kurma şeklimizi devrimleştirebilir.

P.S. Bu makale ChatGPT tarafından oluşturulmuştur.

Sunday, March 5, 2023

ChatGPT in a Nutshell

ChatGPT is a type of conversational artificial intelligence (AI) system that uses a large language model called GPT (Generative Pre-trained Transformer) to generate human-like responses to users' input. It was created by OpenAI, a research organization focused on advancing artificial intelligence in a safe and beneficial way.

ChatGPT works by processing text-based input from users and generating a response based on patterns learned from vast amounts of text data. The model is pre-trained on a massive dataset of text, such as Wikipedia articles and online conversations, allowing it to understand and generate responses to a wide range of topics and contexts.

ChatGPT has a variety of potential applications, such as providing customer service, personal assistants, language translation, content creation, and educational tools. With its ability to understand natural language and generate human-like responses, ChatGPT has the potential to revolutionize the way we interact with machines and each other.

However, it's important to note that ChatGPT, like any AI system, has limitations and potential biases. It's important to use AI systems like ChatGPT responsibly and ensure that they are used in ways that are safe and beneficial for all users.

Here are some of the possible uses and importance of ChatGPT:

  1. Customer Service: ChatGPT can be used as a customer service representative for businesses, allowing customers to interact with the model to receive answers to frequently asked questions and other inquiries.

  2. Personal Assistant: ChatGPT can be used as a virtual personal assistant, providing personalized responses to users' questions and tasks.

  3. Language Translation: ChatGPT can be used to translate text between different languages, making it easier for people to communicate with others who speak different languages.

  4. Content Creation: ChatGPT can be used to generate content for various purposes, such as writing articles, creating product descriptions, or generating social media posts.

  5. Education: ChatGPT can be used as an educational tool to answer students' questions, provide explanations and examples, and offer personalized feedback.

  6. Research: ChatGPT can be used to analyze and generate insights from vast amounts of data, providing researchers with a powerful tool for data analysis and interpretation.

Overall, the importance of ChatGPT lies in its ability to facilitate communication and automate tasks in a wide range of applications, from customer service to education to research. With its ability to understand natural language and generate human-like responses, ChatGPT has the potential to revolutionize the way we interact with machines and each other.

P.S. This article is created by chatGPT

Monday, April 30, 2018

Internet 3.0

Sanayi ve teknolojinin gelişimini evrelere ayırıp numaralandırmak moda oldu. Aslında fena da olmadı. Bir ekonominin hangi evrede olduğunu belirlediğimizde o ekonomi hakkında pek çok bilgiye de anında ulaşmış oluyoruz.
Sanayileşmiş ülkeler endüstri 4.0 la ilgili ekosistemin temel taşlarını yerleştirirken, bazı ülkelerin yatırım önceliklerini sanayi 2.0 ya da 3.0 evresinde yoğunlaştırması ve kaynaklarını bu yönde kullanması o ülkelerin gelişme seviyesi ve potansiyeli hakkında önemli ipuçları vermeye yetiyor. Büyüme rakamları, trafikteki araç sayısı, binalar yollar köprüler, ekonominin büyüklüğü gibi bilgiler bir ülkenin gelişmişlik düzeyini belirlememiz için yeterli değil artık. Dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alan Katar'ın, sanayileşme evrelerinin hiç birinde yer almamış olması bu ülkenin geleceği hakkında bir fikir vermiyor mu? 
Son 15 yılda günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen internet "a" dan "z" ye bildiğimiz her şeyin değişmesine neden oldu. Başlangıçta internet bilgi edinme dışında başka amaçla kullanılmadığı için kısaca internet olarak dilimize yerleşti. Aslında doğru ifade etmek için, internet demek yerine bilgi interneti ya da bilgi ağı dememiz gerekirdi. Zamanla bilgi içerikleri ve kaynakları zenginleşse, multimedya unsurları eklense de internetin bilgi alışverişi için kullanılmasını" İnternet 1.0" olarak adlandırıyoruz.
İnternetin yaygınlaşması ve bilgiye erişimin kolaylaşmasına paralel olarak büyük bir ivme kazanan sınai ve teknoloji alanındaki gelişmeler, evde, iş yerlerinde ve fabrikalarda kullandığımız makinaların "akıllanmalarına" imkân tanıdı. Akıllanan makinalar insana ihtiyaç duymadan birbirleriyle ve insanlarla doğrudan iletişim kurabilmeye başladı. Henüz çok yaygın olmasa da, cep telefonunuzun evdeki kombi ile doğrudan bağlantı kurup, açıp kapatması mümkün. Ev veya işyerindeki güvenlik kameralarının cep telefonunuza düzenli kayıt göndermesi sıradan bir olay haline geldi. Akıllı buzdolabınız varsa, raflarda azalan yiyecek ve içeceklerin yerine yenisini internet aracılığı ile marketten satın alabiliyor. Makinelerin doğrudan birbirleri ile bağlantı kurduğu bu seviye, nesnelerin interneti olarak adlandırılıyor. Kullanılan teknoloji ve amaç, bilgi internetinden farklı ve daha gelişmiş olduğu için bu seviyedeki interneti, "İnternet 2.0" olarak tanımlıyoruz.
Daha önceki yazımızda blokzinciri, "herhangi bir değerin güvenli olarak değişimine imkân veren teknoloji" olarak tanımlamıştık. Nasıl ki teknoloji sayesinde artık akıllı makinalar birbirleriyle doğrudan iletişime geçebiliyorsa, bu teknoloji seviyesinde de insanlar, her türlü mülkiyet hakkını herhangi bir aracıya ihtiyaç duymadan doğrudan alıp satabiliyorlar. Bugün hangi yöntemi kullanırsanız kullanın, mülkiyet hakkını bu derece güvence altına alan başka bir kurum ya da yöntem bulamazsınız. Örneğin; nüfus veya tapu bilgilerimiz blokzincir ile kayıt edilmiş olsa, kayıtların tutulduğu binalar yakılıp yıkılsa yer yarılıp içine girse bile bu bilgileri yok etmek asla mümkün olamazdı.
Blokzincir teknolojisi  internete yeni bir boyut kazandırdı. Bilginin ve her türlü mülkiyet hakkının kayıt edilme, saklanma ve paylaşılma yöntemi baştan sona değişti. İnternete yeni bir boyut ekleyen bu teknolojiyi "İnternet 3.0" ya da varlıkların interneti olarak tanımlıyoruz. Mülki varlıkların herhangi bir otoritenin bilgisi ve onayına ihtiyaç olmadan alınıp satılabilmesi, devletlerin para basma, vergi koyma gibi egemenlik haklarında zafiyet yaratacaktır. Bu nedenle, zamanla blokzincir uygulamalarının yaygınlaşması halinde bugünkü pek çok kavram ve kurumun değişmesi ya da anlamını yitirmesi kaçınılmaz olacaktır.

Blokzincir tabanlı para sistemi

Blokzincir yöntemini yaratan beyinin dahi olarak tanımlanması için çok neden var. Bu nedenlerin arasında bir tanesi ise şapka çıkarılacak cinsten.
Kısaca açıklayalım... Gönüllü olarak blokzincir sistemine dâhil olan ve madenci adı verilen bilgisayarlar, emeklerinin karşılığında bir ödül alıyorlar. Blokzincir yönteminin yaratıcısı bu ödüle Bitcoin adını vermiştir.
Bitcoin olmasaydı belki de blokzincir yönteminden kimsenin haberi olmayacaktı. Bu teknolojiyi kim yarattıysa bunu tahmin etmiş olmalı ki blokzincir katılımcıları için bu dâhiyane ödül sistemini kurmayı da ihmal etmemiş. Peki, blokzincir yöntemini popüler yapan ve yaygınlaşmasına neden olan, hatta zaman zaman onunla karıştırılan Bitcoin nedir?
Bitcoin kısaca, blokzincir ekosisteminin değişim aracıdır, yani parasıdır. Merkez bankaları tarafından yaratılan paralarda olduğu gibi mal ve hizmet alım satımında kullanılabilir, biriktirilebilir yani saklanabilir. Bu paralardan farklı yanı ise, kullanılabilmesi için internete ihtiyaç duyması, şeffaf, kriptolu ve tek bir otoriteye bağımlı olmamasıdır. Yani gerçek anlamda özerk bir yapıya sahip olmasıdır.
Bitcoin konusunda en çok merak edilen konu ise bu parayı kimin nasıl bastığıdır. Madem ki merkezi bir otorite yok, Bitcoin'in yaratılmasına kim karar veriyor, emisyon miktarı nasıl belirleniyor?
Blokzincir ağına dahil olan bilgisayarlar, ya da diğer bir deyişle madenciler, kaydedilen veriler belirli bir boyuta ulaştığında (şu anda 1 Mb) yani bir blok oluştuğunda, bu bloğun kapatılıp "mühürlenmesi" için bir yarışa başlıyorlar. Bu yarışta o veri bloğuna ait kriptonun çözülerek yeni kriptonun oluşturulması gerekiyor (hash). Madenci bilgisayarlar ödülü kazanabilmek için, çözülmesi zor, tahmini imkansız bu şifreyi deneme yanılma yöntemiyle herkesten önce çözmek zorundalar. Tabi bunun için hem zaman hem de para (elektrik) harcıyorlar.
Sonunda şifreyi bulan ilk madenci diğerlerine durumu bildiriyor. Bu bilgi diğer katılımcıların en az yarıdan bir fazlası tarafından onaylandığı anda başarılı madenci Bitcoin yaratma hakkına sahip oluyor. Benzetmek gerekirse madenden altın çıkarmış oluyor. Bitcoin'in zaman zaman dijital altın olarak anılması bu benzerlikten kaynaklanıyor. Böylece bu zorlu çalışmanın karşılığında sistemde yeni Bitcoin yaratılıyor ve toplam emisyona dahil oluyor. Peki emisyon böyle artarsa sistemde enflasyona neden olmaz mı?
Sistemin yaratıcıları mevcut para sistemindeki bütün hastalıkları çözmeye kafayı takmış olmalı ki buna da bir çare bulmuş. Öncelikle, toplam emisyon 21 milyon adet Bitcoin ile sınırlandırılmış. Öyle ihtiyaç olduğunda trilyonlarca Bitcoin yaratmak mümkün değil. Bundan da önemlisi yeni Bitcoin yaratmanın gittikçe zorlaşması. Her Bitcoin yaratıldığında bir sonraki Bitcoin'i yaratmak için harcanması gereken işlem miktarı artıyor. Çünkü çözülmesi gereken şifre gittikçe zorlaşıyor, daha güçlü bilgisayarlara ve daha çok zamana ihtiyaç duyuluyor. Yani Bitcoin yaratmanın maliyeti artıyor. Eğer Bitcoin'in fiyatı bu maliyetin altındaysa o zaman yeni Bitcoin yaratmanın cazibesi de ortadan kalkıyor.
İlk Bitcoin'in yaratılmasının üzerinden 10 yıl geçti. Bugün bir çok Bitcoin türevi olduğu gibi, bilgisayar madenciliğine dayanan bir çok para birimi de mevcut. Ancak, Bitcoin örneğinden anlaşılacağı gibi, blokzincir tabanlı para sistemleri, merkez bankalarının uygulaması gereken ancak zaman zaman muhtelif nedenlerle uygula(ya)madıkları para politikalarını otomatik olarak devreye sokan yapılarıyla geleceğin para birimleri olmaya aday görünüyorlar.

Friday, March 23, 2018

..ve İnsan Blokzinciri Yarattı



Hemen her türlü bilginin kayıt altına alındığı bir dünyada, bir bilgiye anında ulaşabilmek, gerektiğinde gruplandırıp raporlayabilmek için, bir veri tabanının kullanılması gerektiğini bilmeyenimiz yoktur sanırım. Veri tabanları, kaydedilen verilerin yapısı ve çeşidine göre en basitinden en karmaşığına çok çeşitli yapıya sahip olabilirler. Veri çeşitliliği ve miktarı artıkça, verileri depolamak ya da sorgulamak için özel yazılımlar ve işlemci gücü yüksek sunuculara ihtiyaç duyarız. Bu da yetmez hızlı ve kolay erişim için veri tabanının kurgusu (mimarisi) de iyi olmalıdır.
Onca veriyi bir yere depolayınca, bu verileri ele geçirmeye çalışan meraklıların olması da kaçınılmazdır. O nedenledir ki, veri merkezlerinin fiziki ve elektronik korunması üzerinde en çok çalışılan, en fazla kaynak ve zaman ayrılan bir konudur. Bunca çabaya rağmen, kişisel verilerimizin sık sık ele geçirilmesine şahit oluyoruz.  Depolanan verilere izinsiz erişmeye çalışanlarla, bu verileri korumaya çalışanlar arasındaki amansız mücadele, birçok yeni teknolojinin yaratılmasına da ön ayak olmaktadır.
Yaklaşık 10 yıl kadar önce, kişisel verilerin güvenliğinin, bireysel özgürlüklerin korunması için olmazsa olmaz olduğunu düşünen ve mevcut merkezi düzene biraz da kızgın olduğunu tahmin ettiğimiz kişi ya da kişiler, merkezi veri depolama yöntemi yerine dağıtık veri depolanmasına imkân veren bir teknoloji yarattılar.
Geleneksel yöntemde veriler bir merkezde hatta bir sunucuda depolanırken, blokzincir adı verilen saklama yönteminde veriler çok sayıda bilgisayarda tutulmakladır. Ancak bu sistemi mükemmel yapan şey, verilerin çok sayıda bilgisayarda tutulması değil tabi. Geleneksel veri depolama mimarisinde, kullanıcı tipine göre belirlenmiş erişim yetkisi ve şifresi ile veriye erişim ve hatta değişiklik yapma hakkı tanınır. Veri tabanı yönetici iseniz, hem erişim hem de değişiklik yapma yetkiniz çok daha kapsamlıdır. Bu şifrelerden herhangi birini kıran meraklı gözler, veri deposunun bir kısmı ya da tamamına erişim sağlayabilirler.
Blokzincir sisteminde verinin tamamına ulaşmak mümkün olmadığı gibi, bir blokta kayıtlı veriye ulaşsanız bile bunu asla değiştirmeniz mümkün değildir. Çünkü bir değişikliğin geçerli olabilmesi için, sisteme dahil olan ve madenci adı verilen diğer bilgisayarların en az yarısından bir fazlası tarafından onaylanması gerekir. Ancak blok içinde kayıtlı bir veri değiştirildiği anda o bloğun anahtar kodu değişeceğinden, sistemdeki diğer madenci bilgisayarlar anında bu değişikliği geçersiz sayacak ve işlem iptal edilecektir.
Blokzincir teknolojisini anlatabilmek için veri tabanı örneğinden yola çıktık. Ancak ileriki yazılarımızda göreceğimiz gibi zinciri oluşturan kayıt bloklarının içine ne koyarsanız o amaca yönelik olarak kullanabilirsiniz. Örneğin blokzincir tabanlı bir işletim sistemi yapabileceğiniz gibi, e posta uygulaması, internet tarayıcısı ya da e ticaret portalı hazırlayabilirsiniz. Hatta bugünlerde çok konuşulan Facebook, blokzincir mimarisi kullanılarak yazılmış olsaydı, kişisel bilgilerinizin üçüncü kişilerce alınıp satılması mümkün olamazdı.
Bir sonraki yazımızda, blokzinciri kırılmaz yapan tasarıma biraz daha yakından bakacağız.

Friday, March 9, 2018

Güvenilir kurum arayışına çözüm: Blokzincir,

İnsanoğlunun ihtiyacından fazla üretmeye başlaması, önce takas ekonomisini sonra da ticareti ön plana çıkarmıştır. Ticaretin yaygınlaşmasıyla, sözleşme, ödeme, teslimat gibi detayların bir kurala bağlanması ve bu kuralları gözeten güvenilir kurumların ortaya çıkması kaçınılmaz olmuştur.

Ticaret geliştikçe ve ticarete konu olan mal ve hizmetler çeşitlendikçe yeni güvenilir kurumlara olan ihtiyaç da artmış ve hemen her alanda kurumlaşma modern yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Kurumların zamanla bu derece yaygınlaşması ve vazgeçilmez hale gelmesinin en önemli nedeni tarafların birbirlerine güvenmemesidir. Her ülkede çıkarılan yasalar, bu yasaları uygulayan kurumlar, ekonomik ve ticari faaliyetlere aracılık eden bankalar, patent veren, standartları belirleyen, kayıt ve tescil eden ve de bunları denetleyen kurumların en temel varlık nedeni ekonomide güven ortamının tesis edilmesidir.
Trilyonlarca dolarlık bir ekonomide, güven sağlayan kurumlara ödenen ücret, maaş ve komisyonları hesaba kattığımızda, “güvenli” işlem yapmanın maliyetinin ne kadar yüksek olduğunu anlamamız zor olmasa gerek. 2016 yılında ABD’de sadece hisse senedi ve tahvil ticaretine aracılık eden kurumlara 250 milyar dolar komisyon ödendiğini düşünürsek sanırım konunun önemi daha da iyi anlaşılmış olur.
Bu denli yüksek ücretler ödenmesine rağmen, 2008 yılında yaşanan küresel finans krizinde, en güvenilir aracı kurum kabul edilen bankaların batma noktasına gelmesi ve bunların kurtarılması için ağır bedeller ödenmesine fena halde kafayı takan Satoshi Nakamoto adıyla anılan kişi ya da kişiler, bankaların aracılık yapmasına ihtiyacı ortadan kaldıracak bir teknoloji geliştirdiler.  İngilizce’ de blockchain, Türkçe’ de şimdilik blokzincir adını verdiğimiz bu teknoloji karşı tarafa güven duyma ihtiyacını ortadan kaldırıyor. En basit anlatımıyla blokzincir, herhangi bir “değerin” güvenli olarak değişimine imkân veren teknolojidir.  Bu teknoloji sayesinde, silinmesi imkânsız kabul edilen çoklu kayıt sistemi yaratılmaktadır. Bu kayıt sisteminde her kayıt sayfası bir sonraki kayıt sayfasına çok güçlü bir şifre ile bağlanmakta ve bir çeşit kayıt zinciri oluşturulmaktadır. Daha iyi anlaşılması için bir örnek vermek gerekirse; bankadan gelen hesap özetinin (blok) aynı zamanda çok sayıda kişide birer kopyasının tutulduğunu ve her yeni bildirimde bir önceki hesap özeti bilgisinin şifreli olarak yeni bildirime eklendiğini ve bütün taraflara dağıtıldığını ve tarafların her birinin bu bilgiyi onayladığını (zincir) düşünürsek, bu belgelerde taraflardan birinin tahrifat yapmasının ne denli imkânsıza yakın olduğu anlaşılacaktır.

Bu nedenledir ki, taraflar blokzincir teknolojisi kullanarak bir işlem yaptıklarında oluşan kayıt bir daha silinememekte ve tarafların hakları güvence altına alınmaktadır. Bu derece güvenceyi sağlayacak herhangi bir aracı kurum henüz mevcut değildir. İşte bu nedenle, internetin medya sektörüne getirdiği değişimin benzerini blokzincir teknolojisi de finans sektörü başta olmak üzere aracılık hizmetleri sektörüne getirecektir.
Oldukça karmaşık bir teknolojinin basitçe anlatılması, eminim kafamızda birçok soru uyandırmıştır. Bu soruların cevabını ilerdeki yazılarımızda hep birlikte bulmaya çalışacağız.

Yapay Zekaya ChatGPT nedir diye sordum

Cha tGPT , kullanıcıların girdilerine insan benzeri yanıtlar üretmek için   GPT   (Üretici Önceden Eğitilmiş Dönüştürücü) adlı büyük bir dil...